Hızlandırılmış Tur .. Amasya&Tokat

Uzun zamandır beklenen ama ani gelişen hızlandırılmış bir memleket hikayesidir.
Kısa bir Tokat turu yapıp gelelim dedik.. Eşimin memleketi.  5 yıl geçirdiğimiz evliliğimizde çok gezdik, gördük ama Tokat’a gitmeyi hep erteledik. Kendimizce sebeplerimiz olsa da bunu kimseye anlatmak mümkün değil. Hadi anlattın diyelim anlaşılmasını beklemek gereksiz.

İkimizde yoğun çalışma tempomuz, streslerimiz vs. gibi sebeplerle hep kendimizi tatillerde deşarj olmaya ayırdık.. Zaten tatiller dışında hiç kendimize bireysel vakit ayıramazken tatillerde olsun biraz ara verelim dedik. Evet kabul taaa nerelere gittikte 2 aadım ötemize gidemedik. Bize göre pek dünyanın öbür ucu olmasa da dünyanın öbür ucuna gittin de buralara gelemedin diyenler oldukça inadı benimkinden inat olan eşim gidişimizi daha da erteledi.
Fena da olmuyor değil hani, birinden ufacık bir söz duysa hadi uçak bakalım haritadan yer beğen, dedikçe daha da gezer olduk ama  artık benim biraz dürtmem gerekti.

Bu sene dedemizin biraz daha rahatsızlandığını duyunca huzursuz oldum. Nereye gidelim dedikçe Tokat’a der oldum. Ben bile inanamasam da.. Hem onlar hem de bizim huzurlu olmamız için.
2 ay neredeyse direttim ki daha öncede belki geliriz dediğimizde gidemediğimiz durumlar olduğu için kimseye haber vermemeye kararlaştırdık. En son karar verdik bu gece yola çıkalım dediğimizdeyse zaten Darbe girişimi olduğu geceydi. Gene bir geri çekildik. En son  aradan 2 hafta daha geçti ben her gün diken üstündeyim. Adımı sorsalar Tokat dicem o derece.

Neyse ki yola çıktık şükür sabaha karşı. Zaten bizim uzun yollarımız başbaşaysak bile çok eğlenceli oluyor.. Bol bol muhabbet ediyoruz, oyunlar oynuyoruz, dans ediyoruz, çıkınımızdan birşeyler çıkarıp yiyoruz, bol bol mola veriyoruz. Malum çok sevgili şoför beyciğimin ayağı hemen uyuşuyor. Saatte 10 dk mola garanti..Ee adım başı da radar  olduğunu hatırlayınca navigasyonun gösterdiği 9 saat bize geliyor 11-12 saat.

Gündüz sıcak yoruyor, gece arabaların uzunları.. Ne zor iş arkadaş. Değişe değişe kullanıyoruz bizim kadife kızı. Nereye kadar zırt ppırt mola vercez. Sonuçta taa oralara kadar gitmişken bir de Amasya görmeyelim mi? Şehzadeler Şehri dedikleri gibi mi?
Sonunda geliyoruz Amasya’ya. Allah’tan artık bu sosyal paylaşım siteleri var da nerede ne yenir, nereye gidilir falan yolda inceledim. Ben küçük Amasya turu rehhberiniz ile önce ufak bir yemek molası veriyoruz.

Tabi kahvalltı edeceğiz anacığım. Arıyorum 1- 2 mekanı. Kahvaltı saat 10:00 da bitiyor mu? Hem de Cumartesi mi? Hadi ya  yapmayın? Peki yarın sabah yani Pazarları kaçta? 10:00 mu gene? Nasıl yani?
10:00 da kahvaltı biter mi arkadaş? İstanbul’da 10:00 da millet yeni uyanıp,geliyor… tabi bu cümleyi içimden söylüyorum. Napalım madem çorba falan bakınayım.
Amasya’da en meşhur yiyeceklerden birisi Bamya Çorbasıymış. Yiyebileceğimiz yerleri araştırıyorum. En son Amasya Mutfağı diye açılmış restaurantlar olduğunu farkediyorum. Onları da bir elemeden geçirip bir tanesine giriyoruz.

Açık büfe yemek mi ? İlginç geldi. Fix menü Amasya mutfağını yiyorsun. Ben yok desem de eşim açlıktan devam edemeyeceğini , burada kalmamızı istediğini söyleyince mecbur onayladım. Kahvaltıda ne mi yiyoruz? Çoban Kavurma.. Amasya’ya mı özgü ki bu.. Ne alaka? Hani bamya çorbası o da yok.. Yapraklı sarmalı falan bişiler.. Cıkss! Hüsran sabah 11 de Çoban Kavurmalı, salatalı yemeği mideye indiriyoruz.
İlginçlerin ötesi bir de her tezgahın başında teyzeler var. Açık büfe ama teyzeler koyacak. İşleri varsa bekleyeceksin.. Servis teyzenin işi yani. Eşim biraz daha dediğinde. Bunu yiyin sonra gene koyarım dedi mi dedi ..
Tok oturup aç kalktım , ama eşim hem açlığın hem de verdiği paranın hakkını vermek için sınırlarını zorlayarak yedi diyebiliriz.
Hızlandırılmış bir şehir turu yaptık , Kral Kaya Mezarlarının oraları gezdik. Irmak kenarının keyfini çıkaramasakta hatıra fotoğraflarımız oldu. Meşhur dondurmacısından meyve parçalı dondurmalarımızı alıp tekrar yola koyulduk. Amasya’nın  sıcağı kavurucu ama ırmağın kenarındaki yapıların geceleri ırmaktaki manzarasını düşünmek bile keyif veriyor. Birgün gecede görmek nasip olur umarım.

Tokat yolculuğuna devam ediyoruz. Son 1 saat, yorucu yol, bayıltıcı hava.. Sonunda mutlu son kavuştuk. Dedemizin babaannemizin gönlünü yaptık. Onlarla dolu bir gün geçirdik. Ertesi günde diğer ziyaretlerimizi yapıp , Taşhan da çaylarımızı içiyoruz. Gene alışık olduğumuz hızlandırılmış bir Tokat turu yaparak yola çıkmaya hazırlanıyoruz.
Tabi öncesinde burada Pazar varmış bugün. Taze taze ürünler var.. Kesinlikle kaçırılmaz..
Dönüş yoluna geçmeden önce ise atlanmaması gereken Tokat Kebabı.. Kebabın özel mangalları varmış. Patlıcan, biber , Patates ve et hepsinin suyu domatese akıyormuş. Bunlar ateşe değmeden pişiyormuş.

Öyle asil ve heybetli bir sunum var ki daha da acıktım gelince.. 3 patlıcana 1 küçük et düşüyor ama yerken anlıyorsun aslında heybet patlıcanda.. Bol bol patlıcanı da tükettik, keyifli bir yemekti.
O zaman napalım bize müsaade , kebabı da yediğimize göre dönüş yoluna geçebiliriz artık. Radarlar ve biz.. Önce ben başlıyorum gece değişiklik yapacağız. Saat başı mola yok. Tuvalet molası diye yalvardığında giriyoruz bir benzinliğe. Bitmeyen yol yapmışlar.. Bol bulup radarları savurmuşlar. 70 diye hız sınırı mı olur derken hooop 50 yi görüyoruz falan bitmiyor.. Bolu’da otobana girmeden şoför değişiimi yapıyoruz. Sonrası 120- 150 Allah ne verdiyse bizimki gaza köklendi..


2 şer radar cezası, yediğimiz kebap, kahvaltı niyetine yediğim kavurma,Amasya fotoğraf hatıraları, hızlandırılmış turlarımız, saçma videolarımız ve tabi ki mutlu ettiğimiz dedemiz babaannemiz hatıralarda kaldı.





Yorumlar

Popüler Yayınlar