Annelik tarifsiz delilik...
Bazen öyle sorularla ve bazen de öyle normal şeylere verilen öyle cevaplarla karşılaşıyorum ki nutkum tutuluyor. acaba diyorum bir sorun mu var? Ben de ya da benim afacanda da olabilir. acaba ben bir psikologa mi gitmeliyim ya da bir pedagoga mi göstermeliyim? bu gitgeller ile resmen zaman geçiyor. bazen öyle komik bazen öyle duygusal oluyor ki durum, durum sorgulaması yapamıyorum. annelik bu kadar zor birşey mi cidden? Ben mi bu kadar zorlastiriyorum. bir mesai saati yok mu olmaz mı mesela? sorular sorular kafamda bitmeyen sorular..
Dün akşam dişlerimi fırçalamak üzereyken aa dedim fırçaları değiştireyim. eskileri attım yenileri açtım. hep aynı marka kullanıyoruz ve hemen hemen aynı renkleri devam ettiriyoruz eşimle. sabah minik adam dişlerini fırçalamak için banyoya gitti. bağırıyor anneee annnee koştum düştü mü noldu diye.. birşey sorcam sana sizin fircalariniz mi değişti dedi? evet dedim. -birinin altı yeşil üstü mavi, birinin üstü yeşil. babamın ki hangisi? üstü mavi olan dedim. -peki gidebilirsin cevabını aldım.
Akşam oyuncaklarını toplamasını rica ettim kendisinden. tamam dedi sepete Rozzy gelirse süpürmesin diye sadece onemsediklerini toplamış. (rozzy süpürgenizin adi) ee dedim hepsini toplamamışsın ama sen üstünü giyinirken ben de diğerlerini sepete koyup sana yardımcı olayım. o giyindi ben topladım kalanları. bitti beyefendi dedim. sağol cicim sen çok naziksin dedi. yorum yapamadan kaldım.
Bu sabah kahvaltıdan sonra bir tutam beni cildirtinca, sabrim yetmedi bağırdım. camdan dışarı bakıp şu kuşları görüyor musun dedi? sinirle hayır dedim. bakmadım bile. surda bak 4 taneler bende onlar gibi olup uçsam senden çok uzaklara giderdim dedi. içimi kıydı velet. dil papuç! sevsen olmaz o arada. malum sinirlendirdi ve bunu kullanmaması gerekiyor daha doğrusu bunu bana karşı kullanacağını bilmemesi.. naptım içime oturan öküzü de alıp mutfaktan kaçtım.
Öğlen oyun oynadık biraz. çikolata yapıp içelim mi dedim.olur dedi. ben çikolata yapıyorum o da masada benimle muhabbet ediyor. anne biliyor musun arabayla dedem tumsekten hizli geçince oha diyorum. biri bizi geçince horospi cocu diyorum. birine kızsam gerizeka diyorum. aslında hepsi kötü laf ama ben sessiz diyorum. ee ne diyeyim hele bir deyin. nerden ogrendin oğlum bunları, kötü kelime olduğunu biliyorsun kullanmamak daha güzel demekten başka?
Geçtiğimiz günlerde başka bir anneyle muhabbetteydik. uzun süren mevzular sonunda ayy ya ben bizim eskiler gibi yetistiriyorum, bu zamanın annelerine göre berbat bir anneyim. sanırım hiç daha da iyisi olamayacağım dedi. 4 aylıkken çocuğuna verdiği mamaları anlattıktan sonra. bana göre, benim yetiştirme tarzıma uygun olmamasına rağmen böyle birşey cevap ne verilir sence? böyle meşakkatli ve mesaisi bitmeyen, her soruya cevap arayan, her cevabı düşünen varlıklarız. bence her anne kendi ebeveyn yolculuğunda olabileceğinin en iyisidir demekten başka.. ki cidden böyle düşünüyorum..
Gene de düşünmeden alamıyorum kendimi. acaba kuş olup benden daha şimdiden uzağa kaçmak isteyecek kadar kötü bir anne olabilir miyim?


Yorumlar
Yorum Gönder