Eski bayramlar
Ben mi büyüdüm de bayramların eski heyecanını, tadını göremez
oldum? Yoksa bayram gerçekten bayram gibi geçmez mi oldu?
Eskiden bayram lafını duyunca bir heyecan sarardı. Bursa’ya
ne zaman gidicez anne diye sormaya başlardım. Bursa’ya gidip anneanne sarması,
tatlısı yemenin tadını hatırlardım. Anneannemin ceplerime sıkıştırdığı bayram
harçlıklarını geri nasıl koyacağımı planlardım.
İlk önce bayramlık diye bir şey vardı tabi. Bayramda
giyeceklerimiz alınırdı. Çamaşırdan çoraba, ayakkabıdan,kıyafete tam takım
herşey hazırlanır sonra onlar bayrama kadar yatak başında beklerdi. Her gece
baktığımızda gülümsetirdi bizi.
Eğer bayramlık adı altında alınmadıysa mesela ayakkabı,
bayrama olan zamanı umursamadan yeni alınanı bayrama kadar saklamak ne
keyifliydi oysa..
Arefe suyu ile banyo yaparsak boyumuz ve saçımız uzardı. Bu
yüzden arife günleri vazgeçilmez bir
rutin oldu bizim için sıra sıra banyoya girmek.
Bursa’ya gidiyorsak alınan bayramlıkların kırışmaması için
valize koyarken harcadığımız çaba ne de komik halbuki. Annem her seferinde
kırışırsa ütülerim annecim dese de olsun ama ben giymeden kırışmasın.
Nerede olursak olalım bayram sabahı rutinleri belli. Sabah
bayram namazına gider evin erkekleri. Annem bizi kaldırır kahvaltı hazırlamaya
başlanır hep birlikte. Kapı çalmadan bayramlıklar giyilir ve kapı çaldığında
hazır ol da kapı önünde beklenir. Bayramlaşma başlar tüm evde. Gülüşmeler, öpüşmeler,
verilen harçlıklar. Kahvaltı yapılır en güzelinden. Aynı anda yenmeyeceğini
bildiğimiz herşey vardır masada.
Sonrasında ise tatlı bir telaş. Gelenler ve gittiklerimiz.
Her gittiğimiz yerde uzatılan çikolatalardan hangisinin daha iyi bir tercih
olduğunu anlayamadığımız ama şansımızın yaver gitmesini umduğumuz, al benisi en
yüksek çikolata kaplarının en iyi olduğunu tahmin etmemiz. Gezilen yerlerden
çıkarken verilen mendiller ve şansımıza boş ya da mendil ortasından çıkan harçlıklar.
Eve girip çıkarken birileri yeni ayakkabılarımıza basmasın
lütfen. Ya da beyaz çoraplarımıza. Sinir bozucu oluyor.
Aldığı harçlıkların tamamını çatapatlara yatıran bizi de çat
çat sesleriyle sinir eden erkek çocukları. Siz de sinir bozucusunuz.
Ne kadar sinir bozucu olsa da şimdi ki bayramlara göre daha
keyifliydi. Herşey daha gerçek, daha heyecanlıydı. Telaşı ayrı güzeldi. Sinir bozucu
durumları bile pek sevimliydi sanki.
Bugün hepimiz bayramı tatil olarak görüyoruz,biryerlere
kaçma derdimiz var.. Bayramlık mı ne bayramlığı canım eşek kadar olduk diyoruz.
Beni bekleyen bir Bursa yok, tatlıların tadı eh işte. Çikolata zaten kilo
yapıyor diye yemiyoruz. Çatapat satılan bakkal yok sanırım varsa da çocuklar
tabletlerinden kalkıp bakkala mı gidiyor ki bilsinler. Şeker toplamaya gelen
çocuk kalmadı zaten.
Aman bayram mı kalmış? Nerde kalmış? Kış uykusuna mı
yatmışta hiç uyanmamış?
Nerde o eski bayramlar miirim, bayram gibi bayram geçirmek
ümidiyle. Sevdiklerinizle geçireceğiniz mutlu bayramlara!


Yorumlar
Yorum Gönder