Oya ip atla, Gizem minibüse !
Ayşe okulda,Ali kursta , Oya ip
atladan sonra gizem minibüste serisiyle devam ediyoruz biliyorsunuz..Bitti Ayşe’nin
okulu,Ali kurstan sonra neler yaptı neler, ne büyük kariyerler , Oya ‘nın da boyu
uzadı , voleybol takımından davet geldi
de gitmedi hanım..Bu Gizem ne olacak merak ediyorum doğrusu, git gel
minibüste,yolda,otobüste : )
Sanırım
eve paket servis bir işi oluncaya kadar o çekecek , yazacak , karikatürize
hikayeler kuracak, anlatacak da rahatlayacak. Sizde o rahatlayınca
rahatlayacaksınız canlar.. Eve paket servis , evden al eve bırak demesi bile
güzel kafiyeli geldi bir anda. Aman ne rahat , ne güzel..Derken farkettimde
dudak kenarlarım kulaklarıma doğru hafiften yol yapmış! Artık dualarım kendimle
iyice minibüs şoförü ağzıyla konuşmazsam iyidir yani. Hani şimdi ağzım
kulaklarıma yol yapmış deyince daha bir düşündüm.. Minübüs şoför ağzı derken
yanlış anlaşılmasın ama bir bayana yakışmayacak şekilde argo konuşmaktan
bahsediyorum.Bu işin raconu bu be abi , abi alınma ama saftiriksin be ,yok leyn
kıyak adamsın icabında tutamıyorum kendimi : )
yılların tecrübesi beni bu hale getirdi sanırım durup bir nefes alma zamanı. Özüme dönüyorum şuan.
Zaman zaman yazıyorum zaten yol maceralarımı ama artık ciddi anlamda sinirlensem, tahammül edemesem de böyle yatışıyorum..Mecburen biniyorum,ister istemez gözlemliyorum,sonra da yazıyorum ve rahatlıyorum.
Neyse gene bindim bir minibüse akşam eve doğru gitmek için, en dolu olan minibüsü de bekledim ki 5 dk bekleyeyim ama eve 15 dk erken gideyim. Yok ama bekledim ya dolusu gelmez içeride bir şoför , en arka koltukta bir genç ayrıca artık ben varım. Duymuyor şöfor beni.Kartalda ineceğim diyorum , yanıt hıııııııı , parayı uzatıyorum , sayıyor ama aklı bir dünya bir daha sayıyor.. Genç diyorum içimden neyin kafasını yaşıyorsun ama bana dank ediyor tabi müzik! Tüm bu kapalı bilincin sebebi müzik seviyorsan hor görme bari diyor Serdar Ortaç ama nasıl baslı..Ne para dökmüşsün bea kardeşim derken, elimi omzuna vuruyorum şoförümüzün tabi bunların hepsi o an aklımda gerçekleşenler :) Neyse gitmiyoruz biz hala duruyoruz, yolcu bekliyoruz..Sinir krizi geçirmemek için etrafımı gözlemliyorum yine. 3 dakikalık yol için minibüsle gideceğim 13 dakika bu da yetmezmiş gibi + 13 dakika da bekleme kdv si. Sakinim gene . Işıklar bir tuhaf, kafamı kaldırıp bakıyorum minibüslerdeki şu yukarıda varolan havalandırma var ya bizim genç orayı salondaki göbek yapmış. Allahtan avize takmamışta ışıkları dolamış durmuş, gökkuşağı mübarek. Dışarıdan bakanlar bir daha bakıyor artık nasıl bir havamız varsa..Minibüs görünümlü bir uzay cismiydi yanından geçtiğim diyordur eminim , bizi sollayan kardeş :) Neyse bu akşamı böyle sakince atlattım şükür ki.
Anlatsam neler çıkacakta , bir konu üzerinde bu kadar da durulmaz be kardeşim , yordun beni diyorum içimden kendime de. Çünkü sabahı da anlatmalıyım, hazır başlamışken. Sabahta ilginçtir ki minibüsle gidiyorum işe, çok şaşırtıcı değil mi?
Oturarak gitmek istediğimden bekledim birazcık , sabah oturmak istedim ya denk gelmez şansıma. Bindim artık boşa yakın gibisine. En azından ayaktaki 3 kişiden biriyim. Başladım gene salsa yapmaya,her frende - gazda. Neyse bu sefer kısa sürdü bu keyif. Oturmak için buldum bir koltuk. Tam gözümü kapatmak üzereydim ki , yanımızdaki şahsi arabadaki delikanlı bizi sıkıştırmaya başladı. Nasıl bir delikanlılıksa dedim içimden, la bu minibüs şöforu ya yavrum,etme eyleme dedim içimden. İnadına inadına sürüyor, basmış damarına bir kere. Zaten nasıl bir sucuklu yumurta kokusuysa beni harman etti, dağıttı. Taciz üstüne taciz. Bir sağda bakıyorum , bir solda. Sanırsın altındaki motor, ama Doblo ile bu hareketler! Bizim şoför ve korosu başladılar küfürleri savurmaya, off dolu dolu , yağıyor sanki. Doblolu delikanlı iyice sıyırdı-hırslandı , inin lan aşağı diyor, iniiiiin.Şoforumuzun yanindaki ici deli dolu bir amca 15 kisiyiz la biz diye bagirarak korkutmaya calisti, genci.Kalktı yerinden, kapıya doğru yollandı, vuruyor kapıyı tekmeliyor. Şöforumuz ve bu amca dışındakiler bir an sustu ve hep bir ağızdan nerde 15 kişiyiz nerde , ne olay çıkarıyorsun diye amcanın üstüne gittiler. Ben ve diğerleri sonra anladık ki bizim delikanlı boş değilmiş. Camdan gösteriyormuş sopalarını, demirlerini. Biz minibüs olarak topukladık tabi ki. Bence çok hoş oldu, bu çirkin davranışlar ki bir dahakine hepsi daha akıllı uslu olurlar belki.
Ama neticeye bakmak gerekirse Doblo 1 - Minibus 0... iyi gunler!
yılların tecrübesi beni bu hale getirdi sanırım durup bir nefes alma zamanı. Özüme dönüyorum şuan.
Zaman zaman yazıyorum zaten yol maceralarımı ama artık ciddi anlamda sinirlensem, tahammül edemesem de böyle yatışıyorum..Mecburen biniyorum,ister istemez gözlemliyorum,sonra da yazıyorum ve rahatlıyorum.
Neyse gene bindim bir minibüse akşam eve doğru gitmek için, en dolu olan minibüsü de bekledim ki 5 dk bekleyeyim ama eve 15 dk erken gideyim. Yok ama bekledim ya dolusu gelmez içeride bir şoför , en arka koltukta bir genç ayrıca artık ben varım. Duymuyor şöfor beni.Kartalda ineceğim diyorum , yanıt hıııııııı , parayı uzatıyorum , sayıyor ama aklı bir dünya bir daha sayıyor.. Genç diyorum içimden neyin kafasını yaşıyorsun ama bana dank ediyor tabi müzik! Tüm bu kapalı bilincin sebebi müzik seviyorsan hor görme bari diyor Serdar Ortaç ama nasıl baslı..Ne para dökmüşsün bea kardeşim derken, elimi omzuna vuruyorum şoförümüzün tabi bunların hepsi o an aklımda gerçekleşenler :) Neyse gitmiyoruz biz hala duruyoruz, yolcu bekliyoruz..Sinir krizi geçirmemek için etrafımı gözlemliyorum yine. 3 dakikalık yol için minibüsle gideceğim 13 dakika bu da yetmezmiş gibi + 13 dakika da bekleme kdv si. Sakinim gene . Işıklar bir tuhaf, kafamı kaldırıp bakıyorum minibüslerdeki şu yukarıda varolan havalandırma var ya bizim genç orayı salondaki göbek yapmış. Allahtan avize takmamışta ışıkları dolamış durmuş, gökkuşağı mübarek. Dışarıdan bakanlar bir daha bakıyor artık nasıl bir havamız varsa..Minibüs görünümlü bir uzay cismiydi yanından geçtiğim diyordur eminim , bizi sollayan kardeş :) Neyse bu akşamı böyle sakince atlattım şükür ki.
Anlatsam neler çıkacakta , bir konu üzerinde bu kadar da durulmaz be kardeşim , yordun beni diyorum içimden kendime de. Çünkü sabahı da anlatmalıyım, hazır başlamışken. Sabahta ilginçtir ki minibüsle gidiyorum işe, çok şaşırtıcı değil mi?
Oturarak gitmek istediğimden bekledim birazcık , sabah oturmak istedim ya denk gelmez şansıma. Bindim artık boşa yakın gibisine. En azından ayaktaki 3 kişiden biriyim. Başladım gene salsa yapmaya,her frende - gazda. Neyse bu sefer kısa sürdü bu keyif. Oturmak için buldum bir koltuk. Tam gözümü kapatmak üzereydim ki , yanımızdaki şahsi arabadaki delikanlı bizi sıkıştırmaya başladı. Nasıl bir delikanlılıksa dedim içimden, la bu minibüs şöforu ya yavrum,etme eyleme dedim içimden. İnadına inadına sürüyor, basmış damarına bir kere. Zaten nasıl bir sucuklu yumurta kokusuysa beni harman etti, dağıttı. Taciz üstüne taciz. Bir sağda bakıyorum , bir solda. Sanırsın altındaki motor, ama Doblo ile bu hareketler! Bizim şoför ve korosu başladılar küfürleri savurmaya, off dolu dolu , yağıyor sanki. Doblolu delikanlı iyice sıyırdı-hırslandı , inin lan aşağı diyor, iniiiiin.Şoforumuzun yanindaki ici deli dolu bir amca 15 kisiyiz la biz diye bagirarak korkutmaya calisti, genci.Kalktı yerinden, kapıya doğru yollandı, vuruyor kapıyı tekmeliyor. Şöforumuz ve bu amca dışındakiler bir an sustu ve hep bir ağızdan nerde 15 kişiyiz nerde , ne olay çıkarıyorsun diye amcanın üstüne gittiler. Ben ve diğerleri sonra anladık ki bizim delikanlı boş değilmiş. Camdan gösteriyormuş sopalarını, demirlerini. Biz minibüs olarak topukladık tabi ki. Bence çok hoş oldu, bu çirkin davranışlar ki bir dahakine hepsi daha akıllı uslu olurlar belki.
Ama neticeye bakmak gerekirse Doblo 1 - Minibus 0... iyi gunler!


Yorumlar
Yorum Gönder