Yitirmeyi de Bilmek Gerek!
Vazgeçmeniz gerekti mi hiç çok sevdiğiniz birini sevmekten, beklemekten, özlemekten?
Düşününce hayır diyorsanız eğer ,benim Pollyanna ruhum gibi şanslılardansınız demektir.
Her ne şartta olursa olsun birini severken vazgeçebilmek çokta basit olmasa gerek.Sadece sevgili gözüyle bakılmamalı da tabi ki.Kardeş, eş, anne, baba ve diğer hayatımıza iyi ya da kötü renk katanlar..
Kötü biri ne kadar mı renk katar? Aslında sevdiğimiz kadar. Zaten kötü de değildir , olmamıştır o kişi o zaman. Sadece o anda ne gerektiyse o yaşanmıştır hepsi bu kadar.
Eğer bir insana kızıyorsak , nefret ediyorsakta bir değeri vardır, olmuştur hayatımızda. Ki bu kadar büyüktür öfkemiz.
Tamamlanamamış duygulardır , 'hiçbirşey bundan sonra' demelerimiz.
Vazgeçmek dediğimde özlemek ve beklemekten niye somut anlar, aldatılmalar düşünülür sadece bilmiyorum. Vardır elbet bir sebebi ama. Bahsetmek istediğim gerçekten kaybetmek, yitirmekti.
Somuttan soyuda, canlıdan ölüye , kara toprağa geçişti.
Uzak ya da yakın, çevremizden birinin olmayışına ve bir daha olmayacağına tanık olmuş , duymuşuzdur. Olmaması en büyük ümitken, ölümün ve ayrılışlarında farkında olmak, bilerek anı yaşamak acıtırken değer katar hayatlarımıza.
Olgunlaştırır zamanla insanı. Yaşarken keyif almayı öğretir.Kaybetmenin, yaşanamamışlıkların ve keşkelerin önüne geçer bir nebzede olsa.
Yaşandı mı bir kere , kalp kırmak daha zor hale gelir. Kazanmak ise gurursuzluk değil gurur kaynağı oluverir biranda. Anlam kazanırsın işte , kaybettiğinle.
Gene mi mutluluk oyunu bu? Oooo birini daha kaybettim, kazanacağım gibi birşey değil en azından demek istediğim.
Zaten kaybettiğini duyduğun , öğrendiğin anda değil anlattığım. O anları anlatmak tarifi imkansız derya-deniz duygu, düşünceler.
Ana gelince bir şok, mümkünatı olmayan,düşünülemeyen haykırışlarla dolu ağlamalar, rahatlamalar. Kaybetmeyi hazmetme durumu belki.Yaşanılan ve yaşanamayan onca şeyin bir anda akla düşmesi.Onu bir daha göremeyişinin son perdesi,kabullenememe.
Bu an bir erkek için daha da zor gibi sanki. Tabir nasıl uygulanabiliyor ve unutulmuyorsa böyle bir durumda 'Erkekler ağlamaz' ve erkek ağlamaz,akıtır gözyaşlarını içine.
Şok anlar , ağlamalar geçince zaman akıp gitmeye başlar kaybeden içinde. Hayat devam ediyor . Kaybedilene olan öfke yerini özleme,kızgınlık sevgi seline dönüyor.
Arada yaşanan kötü hiçbirşeyi akılda kalmıyor.En masum güzellikleriyle içimizde hayali yaşıyor.
Ve kaybeden bizin , hayatta kalarak cezası gene kendimiz tarafından vicdansızca veriliyor. Ben öyle yapsaydım bu şekilde kavga etmezdik, ben onu kırmasaydım, çağırdığında işim var demeseydim, tüm işlerimi bırakıp gitseydim....
O gene ölecekti ve sen gene kendini cezalandıracak birşey bulacaktın. Bırak iç hesaplaşmalarını, bir ders alarak bundan sonra anı ve insanlığı yaşa!
Başa gelmesin öyle bir acı ama olmayacak birşey de değil ki.Seninle kalanlarla mutlu , huzurlu ,kırıksız geçir zamanını.Gurur yapmadan sevdiğini söylemesini bil, zaman ayırmasını da , kırıcı olmadan hayır demeyi, olacak birşeyi ertelememeyi.
Hayatıma renk katan her insanı ve kendimi seviyorum. Bu yüzden koşturarak dolu dolu yaşamayı da!!
Düşününce hayır diyorsanız eğer ,benim Pollyanna ruhum gibi şanslılardansınız demektir.
Her ne şartta olursa olsun birini severken vazgeçebilmek çokta basit olmasa gerek.Sadece sevgili gözüyle bakılmamalı da tabi ki.Kardeş, eş, anne, baba ve diğer hayatımıza iyi ya da kötü renk katanlar..
Kötü biri ne kadar mı renk katar? Aslında sevdiğimiz kadar. Zaten kötü de değildir , olmamıştır o kişi o zaman. Sadece o anda ne gerektiyse o yaşanmıştır hepsi bu kadar.
Eğer bir insana kızıyorsak , nefret ediyorsakta bir değeri vardır, olmuştur hayatımızda. Ki bu kadar büyüktür öfkemiz.
Tamamlanamamış duygulardır , 'hiçbirşey bundan sonra' demelerimiz.
Vazgeçmek dediğimde özlemek ve beklemekten niye somut anlar, aldatılmalar düşünülür sadece bilmiyorum. Vardır elbet bir sebebi ama. Bahsetmek istediğim gerçekten kaybetmek, yitirmekti.
Somuttan soyuda, canlıdan ölüye , kara toprağa geçişti.
Uzak ya da yakın, çevremizden birinin olmayışına ve bir daha olmayacağına tanık olmuş , duymuşuzdur. Olmaması en büyük ümitken, ölümün ve ayrılışlarında farkında olmak, bilerek anı yaşamak acıtırken değer katar hayatlarımıza.
Olgunlaştırır zamanla insanı. Yaşarken keyif almayı öğretir.Kaybetmenin, yaşanamamışlıkların ve keşkelerin önüne geçer bir nebzede olsa.
Yaşandı mı bir kere , kalp kırmak daha zor hale gelir. Kazanmak ise gurursuzluk değil gurur kaynağı oluverir biranda. Anlam kazanırsın işte , kaybettiğinle.
Gene mi mutluluk oyunu bu? Oooo birini daha kaybettim, kazanacağım gibi birşey değil en azından demek istediğim.
Zaten kaybettiğini duyduğun , öğrendiğin anda değil anlattığım. O anları anlatmak tarifi imkansız derya-deniz duygu, düşünceler.
Ana gelince bir şok, mümkünatı olmayan,düşünülemeyen haykırışlarla dolu ağlamalar, rahatlamalar. Kaybetmeyi hazmetme durumu belki.Yaşanılan ve yaşanamayan onca şeyin bir anda akla düşmesi.Onu bir daha göremeyişinin son perdesi,kabullenememe.
Bu an bir erkek için daha da zor gibi sanki. Tabir nasıl uygulanabiliyor ve unutulmuyorsa böyle bir durumda 'Erkekler ağlamaz' ve erkek ağlamaz,akıtır gözyaşlarını içine.
Şok anlar , ağlamalar geçince zaman akıp gitmeye başlar kaybeden içinde. Hayat devam ediyor . Kaybedilene olan öfke yerini özleme,kızgınlık sevgi seline dönüyor.
Arada yaşanan kötü hiçbirşeyi akılda kalmıyor.En masum güzellikleriyle içimizde hayali yaşıyor.
Ve kaybeden bizin , hayatta kalarak cezası gene kendimiz tarafından vicdansızca veriliyor. Ben öyle yapsaydım bu şekilde kavga etmezdik, ben onu kırmasaydım, çağırdığında işim var demeseydim, tüm işlerimi bırakıp gitseydim....
O gene ölecekti ve sen gene kendini cezalandıracak birşey bulacaktın. Bırak iç hesaplaşmalarını, bir ders alarak bundan sonra anı ve insanlığı yaşa!
Başa gelmesin öyle bir acı ama olmayacak birşey de değil ki.Seninle kalanlarla mutlu , huzurlu ,kırıksız geçir zamanını.Gurur yapmadan sevdiğini söylemesini bil, zaman ayırmasını da , kırıcı olmadan hayır demeyi, olacak birşeyi ertelememeyi.
Hayatıma renk katan her insanı ve kendimi seviyorum. Bu yüzden koşturarak dolu dolu yaşamayı da!!



Yorumlar
Yorum Gönder