Hayatım Bana mı Ait?
Adam bütün varını yoğunu harcamıştı ona yar olan kadın , elini tutmaya devam edebilsin diye.
Ömürlerini beraber tüketebilmek için çabalamıştı.Karısının çok az bir ömrü kaldığını söylediklerinde adamın gözündeki yaşın içine aktığı o kadar netti ki
yıkılmıştı adeta.Fakat hayatım dediği kadın gözünün önünde yok oluyor zavallı adam buna dayanamazdı.
Bir evi vardı küçük, şirin aile yadigarı..Çocukluğu, gençliğiyle dolu anılarını sattı sorgusuzca,eline biraz para katıp hayatına hayat katabilmek uğruna.
Düşünüyordu ondan bir yadigarı yoktu, olmamıştı çocukları.O olmazsa ben nasıl olurum diye soruyordu kendine.
Araştırıyordu,ne yapması gerektiğini,nasıl ona can verebileceğini.
Ünü yayılmış bir doktor vardı kurtarabilirdi karısını onunla!Kurtaracaktı da.
DOktordan randevu almak o kadar zorluydu ki,asistanına bile ulaşamıyordu,telefonlar meşgul!
Ulaştığında ise alabildiği randevu tarihi çok geç olabilirdi,daha erkene alması gerekti.Bu daha kontrol, sonrasında testler,tahliller belki operasyonlar geçirecekti.
Hayır erkene alması gerek,böyle olmaz ama nasıl!Araya tanıdık isimler sokabilmek için araştırmalarına başladı.
Yapması gerekti, kendi ve eşi için. O kadar güzel,temiz bir aşktı ki yaşadıkları imkan yoktu yarım kalmasına, genç yaşta bırakıp gitmesine..
Aramadık akraba, arkadaş kalmadı.Her ismi duyan şaşırıyor ama sebep sormuyordu soramıyordu.
Tabi adam buna şaşırmadı hatta düşünmedi bile.Bu kadar ünlü bir doktoru arıyorum beni tekrar bu hastalıkla yüzleştirmemek için kimse soramıyor diyordu kendine.
Geçen kısa zamanda eşi hastanede müşaade altında o da gece gündüz yanında olamasa da kapıda bekliyordu, varlığını hissetmesi için.
Adam perişan durumdaydı yalvarışlarına birçare telefonu çaldı ve Ünlü doktorun asistanı aradı,doktor kabul etmişti.
Bir hastasının artık gelemeyecek olmasından yerine adamın aşkını çağırmıştı kontrole.
Çok heyecanla,inanarak gitti,karısı günler içinde çok iyi bir iyileşme göstermeye başladı.
Adam inanamıyordu,doktor dedikleri kadar vardı,herkese hayat buldurtabiliyordu.Eşini kurtarıyordu..
İnanılmaz ilgi gösteriliyor, doktor sürekli kontrol ediyordu. Kadın gülmeye başlamıştı.
Zaman içinde kadın toparlandı ve hastalığını yendi.Adam herşey daha güzel olacak diye düşündü.Bundan sonra hiçbirşeyin onu üzmesine izin vermeyeceğim,üzmeyeceğim de,kavga etmek yok,yeter ki o iyi olsun.
Evlerine gittiklerinde hiçbirşey adamın beklediği gibi değildi,daha yeni toparlanıyor,zamana ihtiyacı var diye düşündü.Sadece hayatı iyi olsun.
Bir akşam yemeğe götürmek istedi eşini, zaten onun da onunla konuşacakları vardı.Ama o iyi olamıyordu artık.Canla başla uğraşan adamı görmek canını yakıyordu.
Hiç fırsat vermeden boşanmak istediğini söyledi. Adam çok şaşkın ben böyle mutluyum, sen huzursuz olma demeye çalışıyordu ki kadın lafını bitirmesini beklemeden
devam edemeyiz, ben seni bu şekilde görmeye devam edemiyorum, bu aşkına karşılık veremediğim için üzgünüm ama bende bu his yok dedi.
Yıllardır süren bir ilişkim var zaten , sadece sana nasıl anlatacağımı bilemedim,herşeyi anladığını düşündüm ama sen aşkından kör olmuşsun onu bile farkedemedin.
Doktorun asistanı numaramı nereden buldu da beni aradı , ben numara bırakmamıştım demedin..Hastanede onca hastanın içinde bana gösterilen ilgiye ilgisiz kaldın -hoşuna gitti.benim gözlerimin güldüğünü göremedin.
İnanmak istediğin aşkımıza inandın ama sen bu aşkı tek başına yaşıyorsun,sadece görmüyorsun.Daha fazla göz yumamazdım,seni üzmemek için daha fazla feadkarlık gösteremezdim..
Tükenmek üzereydi hayatım biranda, ben aşkımı doyasıya yaşayamadan.İzin verelim birbirimize,kurtar beni bu eziyetten dedi.
Ama adamın gözlerindeki yaşı göremedi,adam o an eridi gitti,düşününce yıllarını biranda ne kadar kör olmuş aşkından,şimdi herşeyi anlıyordu.Artık geçti...
Kadın gitti ve adamdan aldığı tek haber haftalar sonra tek başına odasında geçirdiği kalp krizinden ibaretti!
herşey o kadar yavaş ilerliyordu ki adım adım tane tane gözünün önünden film gibi akıp geçiyordu hayatı..
Ömürlerini beraber tüketebilmek için çabalamıştı.Karısının çok az bir ömrü kaldığını söylediklerinde adamın gözündeki yaşın içine aktığı o kadar netti ki
yıkılmıştı adeta.Fakat hayatım dediği kadın gözünün önünde yok oluyor zavallı adam buna dayanamazdı.
Bir evi vardı küçük, şirin aile yadigarı..Çocukluğu, gençliğiyle dolu anılarını sattı sorgusuzca,eline biraz para katıp hayatına hayat katabilmek uğruna.
Düşünüyordu ondan bir yadigarı yoktu, olmamıştı çocukları.O olmazsa ben nasıl olurum diye soruyordu kendine.
Araştırıyordu,ne yapması gerektiğini,nasıl ona can verebileceğini.
Ünü yayılmış bir doktor vardı kurtarabilirdi karısını onunla!Kurtaracaktı da.
DOktordan randevu almak o kadar zorluydu ki,asistanına bile ulaşamıyordu,telefonlar meşgul!
Ulaştığında ise alabildiği randevu tarihi çok geç olabilirdi,daha erkene alması gerekti.Bu daha kontrol, sonrasında testler,tahliller belki operasyonlar geçirecekti.
Hayır erkene alması gerek,böyle olmaz ama nasıl!Araya tanıdık isimler sokabilmek için araştırmalarına başladı.
Yapması gerekti, kendi ve eşi için. O kadar güzel,temiz bir aşktı ki yaşadıkları imkan yoktu yarım kalmasına, genç yaşta bırakıp gitmesine..
Aramadık akraba, arkadaş kalmadı.Her ismi duyan şaşırıyor ama sebep sormuyordu soramıyordu.
Tabi adam buna şaşırmadı hatta düşünmedi bile.Bu kadar ünlü bir doktoru arıyorum beni tekrar bu hastalıkla yüzleştirmemek için kimse soramıyor diyordu kendine.
Geçen kısa zamanda eşi hastanede müşaade altında o da gece gündüz yanında olamasa da kapıda bekliyordu, varlığını hissetmesi için.
Adam perişan durumdaydı yalvarışlarına birçare telefonu çaldı ve Ünlü doktorun asistanı aradı,doktor kabul etmişti.
Bir hastasının artık gelemeyecek olmasından yerine adamın aşkını çağırmıştı kontrole.
Çok heyecanla,inanarak gitti,karısı günler içinde çok iyi bir iyileşme göstermeye başladı.
Adam inanamıyordu,doktor dedikleri kadar vardı,herkese hayat buldurtabiliyordu.Eşini kurtarıyordu..
İnanılmaz ilgi gösteriliyor, doktor sürekli kontrol ediyordu. Kadın gülmeye başlamıştı.
Zaman içinde kadın toparlandı ve hastalığını yendi.Adam herşey daha güzel olacak diye düşündü.Bundan sonra hiçbirşeyin onu üzmesine izin vermeyeceğim,üzmeyeceğim de,kavga etmek yok,yeter ki o iyi olsun.
Evlerine gittiklerinde hiçbirşey adamın beklediği gibi değildi,daha yeni toparlanıyor,zamana ihtiyacı var diye düşündü.Sadece hayatı iyi olsun.
Bir akşam yemeğe götürmek istedi eşini, zaten onun da onunla konuşacakları vardı.Ama o iyi olamıyordu artık.Canla başla uğraşan adamı görmek canını yakıyordu.
Hiç fırsat vermeden boşanmak istediğini söyledi. Adam çok şaşkın ben böyle mutluyum, sen huzursuz olma demeye çalışıyordu ki kadın lafını bitirmesini beklemeden
devam edemeyiz, ben seni bu şekilde görmeye devam edemiyorum, bu aşkına karşılık veremediğim için üzgünüm ama bende bu his yok dedi.
Yıllardır süren bir ilişkim var zaten , sadece sana nasıl anlatacağımı bilemedim,herşeyi anladığını düşündüm ama sen aşkından kör olmuşsun onu bile farkedemedin.
Doktorun asistanı numaramı nereden buldu da beni aradı , ben numara bırakmamıştım demedin..Hastanede onca hastanın içinde bana gösterilen ilgiye ilgisiz kaldın -hoşuna gitti.benim gözlerimin güldüğünü göremedin.
İnanmak istediğin aşkımıza inandın ama sen bu aşkı tek başına yaşıyorsun,sadece görmüyorsun.Daha fazla göz yumamazdım,seni üzmemek için daha fazla feadkarlık gösteremezdim..
Tükenmek üzereydi hayatım biranda, ben aşkımı doyasıya yaşayamadan.İzin verelim birbirimize,kurtar beni bu eziyetten dedi.
Ama adamın gözlerindeki yaşı göremedi,adam o an eridi gitti,düşününce yıllarını biranda ne kadar kör olmuş aşkından,şimdi herşeyi anlıyordu.Artık geçti...
Kadın gitti ve adamdan aldığı tek haber haftalar sonra tek başına odasında geçirdiği kalp krizinden ibaretti!
herşey o kadar yavaş ilerliyordu ki adım adım tane tane gözünün önünden film gibi akıp geçiyordu hayatı..


Yorumlar
Yorum Gönder