Papatyasını Bırakan Meleğime..
Dinmeyen
acılara,yazmaya gitmeyen ellere sahibim. Bu seferde çokça konuşmak istiyorum
ama konuşamıyor, düğümleniyorum, bugün anlatamıyorum.
Ecel
geldi , sevdiklerinden biri dedi , biranda.. Anlamadım,anlamak istemedim belki
ama ecel aldı yerine kor gibi alev alev acılar bıraktı , gittikçe artan..
O
kadar güzeldi herşey aslında son zamanlarda, alışverişler, gülüşmeler, sevgi
sözcükleri fakat bitti, ecel beni senden etti.
Sen gittin çocukluğum, anılarım,mutluluğum,umudum,güvenim bitti. Çocukluğumda tüm anılara sahipmişsin, öğrendim.Sen giderken beni büyüttün de gittin.
Sadece 1 ay sürdü sürüncemelerimiz, hevesle bize geldiğin dün gibi aklımda.Aynı heves bir o kadar da bende,eskiden nasıl ben sana gelirdim,senle uyurdum,bugünde senle aynı şeyleri yaşadım.Beraber vakit geçirdim,sarılıp ,öptüm.Dizine yatıp saçımla oynamanı aynı telaşla bekledim. Ağrılarının olması nedendi bilemiyorum,dayanamadım-dayanamadık ağrı çekmene doktora gidelim,bir iğne yapsınlar dedik,bizce hepsi buydu işte.Hiç belli değildi ki tansiyonunun yüksekliği kontrollerinde birşey çıkmazken tansiyonunun düşmemesi bizi nasıl da korkuttu, doktor sözü dinleyip gittik kalp hastanesine.Nasıl bir korku içimdeki anlatamam o anı. Gittik,verdikleri dil altı hapları tansiyonunu düzene sokamayınca, seni bağladıkları makinelerde tehlike çanları çalınca pür dikkat kesildiler , kesildik. Dışarı çıktığımızda acil anjio dendi. Onda birşey yok , kontrol bu olması gerek hem iyi de olur dedik,avuttuk kendimizi. Önce acil müdahalede başında,kovdular kapıda dikildik.Sonra odaya geçtik, anjio zamanı gelene kadar gırgır,şamata yaptık.Moralin yüksek olsun,üzülme,düşünme istedik. An geldi,çattı o kadar iyi rol yaptığımı bilmiyordum. Giydirdik seni ve gülerek uğurladık,sonra döküldü gözyaşlarımız,ağlayarak indik seni aldıkları yerin kapı dibine, çöktük ve gene ağladık.
Sen gittin çocukluğum, anılarım,mutluluğum,umudum,güvenim bitti. Çocukluğumda tüm anılara sahipmişsin, öğrendim.Sen giderken beni büyüttün de gittin.
Sadece 1 ay sürdü sürüncemelerimiz, hevesle bize geldiğin dün gibi aklımda.Aynı heves bir o kadar da bende,eskiden nasıl ben sana gelirdim,senle uyurdum,bugünde senle aynı şeyleri yaşadım.Beraber vakit geçirdim,sarılıp ,öptüm.Dizine yatıp saçımla oynamanı aynı telaşla bekledim. Ağrılarının olması nedendi bilemiyorum,dayanamadım-dayanamadık ağrı çekmene doktora gidelim,bir iğne yapsınlar dedik,bizce hepsi buydu işte.Hiç belli değildi ki tansiyonunun yüksekliği kontrollerinde birşey çıkmazken tansiyonunun düşmemesi bizi nasıl da korkuttu, doktor sözü dinleyip gittik kalp hastanesine.Nasıl bir korku içimdeki anlatamam o anı. Gittik,verdikleri dil altı hapları tansiyonunu düzene sokamayınca, seni bağladıkları makinelerde tehlike çanları çalınca pür dikkat kesildiler , kesildik. Dışarı çıktığımızda acil anjio dendi. Onda birşey yok , kontrol bu olması gerek hem iyi de olur dedik,avuttuk kendimizi. Önce acil müdahalede başında,kovdular kapıda dikildik.Sonra odaya geçtik, anjio zamanı gelene kadar gırgır,şamata yaptık.Moralin yüksek olsun,üzülme,düşünme istedik. An geldi,çattı o kadar iyi rol yaptığımı bilmiyordum. Giydirdik seni ve gülerek uğurladık,sonra döküldü gözyaşlarımız,ağlayarak indik seni aldıkları yerin kapı dibine, çöktük ve gene ağladık.
Çıktığında
çok ağrın vardı, olsun geçecek hepsi doktorlar kalbinde sıkıntı
olmadığını söyledi ya,tamam bu iş.Tansiyon, şeker süper.Sadece bel ağrın
var,doktorlarda olacak birşey bu dedi.Taburcu olana kadar bir sen bir ben
espriler yaptık. Gün sonunda evdeyiz.. Bi bırakın beni be dedirttik sana
sonunda,mışıl mışıl uyudun da.Ağrın gittikçe artınca doktora gitmeyi kabul
etmedin,sıkıldım ben ağrım var evime gideyim,gene doktora iğneye gitmem
dedin,güldük beraber.Evime gidip rahat rahat yatayım dedin,en sonunda bizde
ısrarcı olmadık,ne kadar istesekte bizle olmanı.Herkesin evi kendine be
kızım,gideyim kışa doğru gene geleyim, uyumadıklarıma saydığım ne uyku uyudum
dedin.
Döndüğünde
ağrıların artmış, hastaneye götürülmüşsün, bel omurunda kırık denmiş,felç
kalabilir denmiş,ameliyat olsa bir dert olmasa bir dert ne yapacağımızı
şaşırmış kalmışız.Herkes birbiriyle telefonlarda konuşmalar yapılıyor.Ama sorun
yok ameliyat başarılı geçmiş,şimdi başka başka dertler çıkıyor.Gün geçmeye
görsün.
Seni
görmeye geldiğimde öyle kötü göreceğim aklımın ucundan geçmezdi,kendimi
tutamadım ağladım.Ben seni gördüğümde sen bana sarılıp papatyam gelmiş
diyeceğini sanmıştım,ertesi gün bayram sabahı elini öpeceğimi,seninde bana
sarılacağını.Ama olmadı..2 saat geçirdik vakit ,senin nefes alırken
zorlanmaların azaldı,nefes almak için zorlandığın anlar geçmeye başladığında
sabaha beklediğim gibi olacaksın dedim için için.Ta ki o an annemin feryadına
kadar. İnanmadım bağırdım anneme,ağlayarak çantamı alıp karıştırdım karıştırdım
ayna bulmak için,nefes alıyor –alacak dedim.Aynada bir buğu bekledim - yok.Annemin
feryatlarına,kendini atlamalarına karşılık tokat attım kendine gelsin
diye.Annem biraz sessizleştiği an , gittim usulca papatyama,sarıldım,kollarını
tutup,ellerini öptüm,saçını okşadım.İnsan tanımadığının öldüğünden korkarmış ya
da sevmediğinden O gün anladım ben bunu. Hiç götürmesinler ve ben onla öylece
yatayım, götürmelerinden korktum oysa ki. Komşular geldi,baktılar,üzerine bıçak
koydular.Ve öylece görmek sanki inandırdı biran için beni. Bıçak gibi saplandı
o an yüreğime,doktor geldi.Ölüm sebebi solunum yetmezliği! Götüreceklermiş,evde
kalmasın dediler , annemi sakinleştirmeye ve o anda gözümden gelen birkaç damla
yaşı silmeye çalışıyordum. Papatyasının kolunu kanadını kopardılar işte o
an,kapıdan çıkarttılar ya,ben bittim,sessiz sakin kalmak ne mümkün.Sanki
kalbimi canlı canlı söktüler,feryadımı öyle uzaktan görmüş gibi
hatırlıyorum.Öyle bir can acısı.Dün gibi bugün gözümde!Toparladım hemen
kendimi,silkelendim annem için.Sabaha kadar onun yatağında,yastığında döndüm
durdum,karşısında benim resmim vardı hep.O resme sanki senmişsin gibi baktım
ağladım.Dalmışım,beni kaldıran ses senin selaların oldu.O ne tarifsiz bir
acıdır öyle.Rüya değil gerçek hepsi ,gün gibi karşımda sen ve ben. Geçmeyecek
acı, bitmeyecek gün. Getirecekler seni ikindi saatine. Nasıl sabırsızım
anlatamam, sessizce ağlıyorum ama tutuyorum kendimi, senin için,annem için.
Kapıya geldiğinde içten içe yandı yüreğim,biran nefesim kesilir gibi oldu,derin
ve sık nefesler aldım sanki.Götürdüler seni,ayırdılar bizi.Çıkarttılar beni
eve.Ağla dedi biri ,ağla da açıl.Demelerini bekliyormuşum meğer,birinin bana
güç vermesini,çığlık çığlığa,haykıra haykıra,tüm içim çıkana kadar
ağladım..İşte o an gelmeyeceğini kabullendim sanki.Bu gidişin dönüşünün
olmayacağını.
Anlattılar
sonra yıkadıklarında seni nasılda güzel olmuş yüzün,pembe pembe
yanakların..Koklatmadılar,göstermediler yüzünü ama anne kokun gitmemiştir
üzerinden eminim.Zamanla geçer diyorlar acısına ana acısı geçer mi hiç sadece
kabullenmiş acını yaşamaya başlarsın o da kendinle içinde..Annemin annesi,benim
büyükannem anneannem gitti.Ebediyete uğurladık kendisini.Mekanın cennet olsun
meleğim..


Yorumlar
Yorum Gönder