Bir Garip Gitar Mevzusu
Yılı hatırlamıyorum. Ama ergenliğe girdiğim yillarda bir dogumgunum öncesi ilk defa babam bana doğumgünü hediyesi olarak ne istediğimi sordu. Hem de gününü doğru hatırlayarak..
Şaşırdım, heyecanlandım, seviyor beni diye kelebekler gibi çırpan kalbimi susturmaya çalıştım.. Bilmem dedim, bilmiyorum ki..
Dedi ki aklımda birşey var seveceğine eminim. Haftaya dogumgününde ama süpriz. Beni anneanneme bıraktıktan sonra o bir hafta gelmedi. Hem doğumgünümü birlikte kutlayacağız, hem hediye alacak. Kesin birşey olur yaa, çok umutlanma, bugün dedi ama unutur bence diye kendimi kötüye hazırladım. Sonuçta bunlar hep tecrübe değil mi? ama insanın aklına bir kez düşünce kurt durmuyor işte.. Gündüz unutsam gece olunca kalp çarpıntısı gene geldi 1 hafta...
Neyse o gün gerçekten görüştük. Unutmamış! Hediye bekliyorum tabi, bir paket ya da bir işaret. Yok.. Severdi öyle yürüyüş yapmayı. Sıkılınca yürür, mutluyken yürürdü, yürürdük birlikte. O günde hadi dedi 2 tur atalım daraldım. Tamam dedim. Sönmez'e kadar gittik. Geri dönmeyi bekliyorum, ondan Heykele inip bir pideli köfte yiyelim diyecek ya da. Ama o bir müzik aletleri satan dükkana girdi. Bana 2 aylık gitar kursu ile bir de gitar almış. Ama gitarı seçmek için bana açık çek.. İnanamıyor insan hele böyle gelgitler yaşayan bir ergensen mumkunati yok.
Ayaklarım yere basmıyordu, gitarı sırtıma takmayı bilmeyen bir acemi edasıyla aldım. Kurs saatlerimi yazdırıp çıktık.. Yüzümde açan güller taa Setbaşı'ndan görünür halde.. Dükkana varmamızla kötü bir haber aldık.. Halamın eşi anı bir kalp krizi ile vefat etmişti. Babam koşarak gitti, ben tabi ki evrenin yeterdi bu mutluluk sana çocuk dediği mesajı almıştım.
Hem doğumgunum. Hem eniştemin vefatı. bir tarafta gitar, babamın sürprizi derken nasıl karıştım.. Adam ölmüş bunun derdine bak diyeceksin belki ama zaten üzüntülerin biri de o oluyor o an. Tam o da beni seviyor diye sevineceksin ki sevincine dünya hacminde bulut gelip oturuyor.
Eniştemin vefatını algılamam, olayları kafamda çözmem vakit aldı. Ki orası ayrı karışık bir hikaye.. Enistemi ayrı severdim, o da beni severdi bilirim. Ama cenaze evine çocuk olarak gitme ki bunca dert üstüne senle ugraşmasinlar dendi.. Ben anneanneme geri yollandım.
Şoku attım, bir haftayı atlattım. Gitar kursu aklıma gelmiyor. Babama gittim. Kurs ne oldu dedi? biraz konuştuk.. onu gucendirmiş, heves etmemiştim ona göre. halbuki bambaşka şeyler düşünmüştüm o sıralar. Kursa başladım. 2 ayda evde utana sıkıla, gizli saklı kendi kendime odalarda ders çalıştım. Gitar hocam çok iyi olduğumu, devam etmemi söyledi benim yaz tatilimin bittiği son dersimizde. Ama çok mümkün değildi. zaten evde kendimde çalışabilirdim.
Bir süre geçti. Elime her aldığımda gitarı, aklıma babam geliyordu. Çalıyor, çabaliyordum. Yaz tatilimde çok iyi çalarak ona hediye vermeyi umuyordum. Zaman içinde birbirimize kırıldık, konusmadik, aramadık. Aramadikça kırgınlık artı, kızgınlık arttı.. Yaz tatilleri geçti görüşmedik. Unutmak için gitarı da bıraktım..
Halbuki eşimle arkadaş olmamızda en büyük vesiledir gitar konusu. Ama insan bir kere sevmek istemeyince bir nesneyi bile, bahane buluyordur belki de...



Yorumlar
Yorum Gönder