Kalbimde kiracı, zorlamasan iyiydi bu başı
Hayatın benim için komeditrajik bir sınav olduğunu hiç söylemiş miydim? Zannediyorum doğmadan önce evrene verdiğim mesaj aga ben ne kadar ılımlı olursam olayım sakın yılma emi olmuş..Zira insan bezdim diye her noktada mı der acaba? Ekmek kuyruğunda gizem, sinemada gizem, sporda gizem, çalışan gizem, komşu gizem uzar da uzar bu mevzu başlıklar aynı cin ali serisi gibi!
Bir de büyük konuşmayacaksın arkadaş.. Hep derim ama gene de ederim! Ev almıştık yıllar önce..eş namzetimle kendileri o zaman eş adayım. Biz evi aldık o vatani görev dedi.. Malum bana da dişi kuş görevi kaldı.. Yap yapabilirsen dedi zira o an evren bana, el mi yaman bey mi. O ne zorlu bir tadilat sürecidir eyvahlar olsun. Usta adamla yeni yetme halim yoruldum da koş koş peşlerinden bezdim.
Neyse ustalarla ben bu konuda bir ihtisas yaptım. Sağolsunlar elim ekmek tutar kıvama geldim desem yeridir, aç kalmam ileride yani..
En son dedim ki arkadaş bir daha ev alırsam hiç uğraşır mıyım dayalı döşeli almaz mıyım tabi büyük konuşmayayım ama.. İşte bunu önce diyecektim belki orada kafam çalışmadı sanırım. Evren mesajı aldı, anladı bana kurguyu hazırladı tam yolla dedi ki benim "tabi büyük konuşmayayım ama" kısmı öyle gitti zannediyorum.
Sonuç evin aynısının yapılmışını gördüm diye gittim emlakçıdan yapılmış diye yapılmamışını aldım mı ben! Yeni bilgi :) Burda bir ooo my god efekti alıyorum kendime.. Ben ben nasıl yahuu böyle adam kazıklanmaz ki diyecek oluyorum sonra da bana bak bacım senin beynin volta mı atıyordu derler adama diye susuyorum.
Evi görmek istediğinde içinde oturan insanlar göstermem derse napcan kural 1 görmeyeceksin. Paşa paşa emlakçıya gidip kiracı bize çok samimi olarak soğuktu birader hayırdır evimi istiyor bak diye soracaksın yok mu dedi o zaman fotoğraflara bakalım diyeceksin. Ooo güzel, beğendim bayıldım falan geç bunları. Adam gösterelim mi evi bakalım müsaitler mi dediğinde kimsenin huzurunu bozmayalım biz evi zaten biliyoruz diye kibarlık edeceksin. Sonuç olarak evi alacaksın ama pazardan elma alırken bile incelediğini, aman arkalardan ezikleri koyma evladım dediğini kimseye söylemeyeceksin.
Olay bitince hadi bir gidip konuşalım evde oturan insanlarla demek için icazet aldınsa paşa paşa konuşmaya gideceksin. Medeniyet cepte madem buyrun o zaman kızı istemeye gidelim. Mecaz değil bildiğin kız isteme seromonisinde kaldık ya ondan diyorum.. Herkes bir çekingen abartısız 15 dakika kaldık.
Ee diyen geri çekiliyor falan. Efenim lafı uzatmayalım, girizgahı beceremedik haliyle. Biz evi aldık biliyorsunuz şimdi bebek dolayısıyla da gelmek istiyoruz ki zaten o sebeple aldık. Siz ne düşünürsünüz diye girdim olaya.. Cevap gayette net geldi. Biz oturmayı düşünüyoruz..
Arkadaş ne yapalım, odaları bölüşüp kardeş kardeş mi yaşayalım? Bu nasıl cevap diyor iç sesim..
Ama ben tabi hiim seni şakacı tadında gülüşle taçlandırıyorum kendilerini. Biz tabi doğal böyle birşey beklemiyordunuz falan diyoruz, makul olalım- yumuşatalım.. Ama kararlılar tabi çileden çıkarmaya and içmiş zaar.. Sen ne iş yapıyon birader diye bi dozda tavan yapıyor beyefendi.. çirkefe yatıp, aynı tavırla pisleşip ne o zoruna mi gitti, çek o el kolu diye dal diyor gene iç sesim ama kimle dalaşacağımı şaşırdım. Ve bugün iç sesime savaş açtım yoksa malum hanımefendilik anca dizilerde kalacak benim için. Sonrasında böyle gene mevzuları ay sizi de çok tuttuk akşam akşam tabi acele de ettirmek istemiyoruz, ay şöyle böyle diye kırıl kırıl bir hal olduk ki. Yeni bir cevap vallahi önümüz bayram bizim kalabalığımız olur biz bayrama kadar ev aramayız sonra malum ee önümüzdeki sene yaza okullarda kapansın falan.. Bildiğin iş pazarlık kapısı.. Ayy yani acele etmeyin tabi zor ama o kadar da uzatmasak hani bizde de malum bebek var falan. Yahuu iç sesimle kavgam büyüyor, bunlar üstüme geliyor, afakanlar basıyor. Yılmıyorlar ama. Yani zaten yaptırmışsın evin var otur orda dediler kendileri açık açık, burda eski ev hem gelip napcan aklımı da aldım, sağolsunlar çok severlermiş beni herhalde. Neyse olay bi hayli uzun detayda boğulmayalım.. Biz eller ceketi ilikler vaziyette çıkıyoruz resmen. Benim kafada dumanlar vardı ama herkesin göremediği balataları yaktık orda bi.
Bayram geldi geçti sen gelmez oldun diye bir şarkı mı vardı yaa yok aylardı galiba aman ikisi de olur bana hangisiyse artık. Yok haber. Genel olarak duyumlara göre evde bakan yok. Adamlar bir ev bulmuş sonrasında ama ev tadilata girecekmişte ama tadilatı ev sahibi kabul edermiymiş, zaten ev sahibi bakalım evi kiraya verecekmiymiş? Bunların hepsi varsayım çünkü boş olan bir ev beğenmişler ve orda oturmak isterlermiş orası olursa çıkarlarmış gibi bilgiler var.. Akşam ola baban gele blablabla..
Buarada yaşadığımız saçma sapan ' ben kirayı veremem, zordayım birkaç ay idare et, zaten sayende mağdur olduk' gibi abuk subuk şeyler yaşadık tabi ki.. İnsanların bu karşısındaki insanı sen onu insan yerine koydukça sınırları zorlamasına ne demeli peki? Yahu bu evi ben almasam zaten ev sahibi evi satmaya kararlı ee sen alamamışsın, çıkmamış zıkkım kredin. Ben ne yapsaydım sen mağdur olma diye senin için mi kredi çekseydim anlamadım ki..
Burda da hadi derin iç çektik aman sakin olalım diye telkin ettik birbirimizi. Neyseki istedikleri evin sahibini ayarlamışlar da tadilattan sonra çıkıcaz ama dediler. Eyvallah dedik.. Bir gün taşınıyorlar galiba binada eşya taşınıyor dediler. Haber gelir dedik. Aradan günler sonra biz evi boşalttınız galiba deyince anahtarı gelip alın dediler sağolsunlar.. Neyse sinirler harap olmadan kurtulduk dedik. Ama ertesi gün eve gittiğimde sinirlerden bir demet kafama taktım geri. Ey insanoğlu bulmak istediğin gibi bırak notu mu asmalıydık acaba? Bu nasıl bir insan yerine koymamak. İnsan kedi köpeğinin yerini temizliyor.. Gerçekten tahammül bitti dediğim nokta oldu. Örümcek ağlarıyla, yırtılan posterlerle, kırık avizelerle ev bırakıldığını hiç görmedim, hayal etmedim. Ev tadilata bile girecek olsa öyle ustaya ev bırakılmaz ben utandım gerçekten..
2 gün sonra hala kalmış olan yüzle arayıp dolapları atcak madem alalım biz onları, olur mu sorusuna istinaden sadece ara dolap lütfen dedim. Ki dememe hakkım var olmasına rağmen. Ertesi gün ama mutfaktaki de lazım telefonu geldi. Ama bana da lazım dedim.. Sonuç eve gittiğimde dolap yoktu! Beynim aktı, kafamda parçacıklar uçuştu resmen.. Arayıp ama böyle dememiştik dedik. Aaaa ustalar taşımış yanlışlıkla dediler.. Buna istinaden ben olsam bir hışımla indirir ne dolapmış derdim. Ama yok! 2 hafta sonra arayıp lazım alabilir miyim lütfen diye utanarak istedim. Çok mu lazım? Sorusunu itiraf ediyorum hiç beklemezdim ama duydum. Ben ona konservelerimi doldurdum bu evde dolabım yok benim.. Ne cevap vermeli o an.. Bunca şeye rağmen içimden bir ses aman bir dolap alt tarafı boşver dese de sinirim ağır bastı.. Evet lazım aşağıya geri indirirseniz sevinirim dedim. Öyle ya ben çıkarmadım eve ait olan bir dolabı.. Yarım saat sonra telefon geldi. Biz kapıya çıkarttık. Bizim kapıdan gelip alın. Gene de teşekkür ederek kapadım. Arkadaş ölür müsün öldürür müsün yazık çok yazık..
Kıssadan hisse diyerek o halde...
Neymiş demek ki
büyük konuşmayacakmışım.
İyi niyetli olan insanlığı öyle ulu orta herkese çıkarmayacakmışım..


Yorumlar
Yorum Gönder