Bakışların Bana Biraz Cesaret Versin

Yaş 30 a geldi diye mi yoksa bir bebek beklediğimden mi çocukluğumu daha cok anımsamam bilemedim. Ama çocukken öğrendiğim diller bende efsane fark açar.. Öğrendiğim dil deyince yanlış anlaşılmasın türkçe, ingilizce falan degil.
1. Dil kii benim en temel öğrendiğim ana dilim anne bakışlarını okuma ve okutma dilidir.
2. Dil Türkçe
3. Sü tahmin edersiniz kuş dili



2 yi malum öyle ya da böyle hepimiz söküyoruz ve 3 ü genelde kızlar bilir erkekler sanırım kendilerine pek yakistiramazlardi. Ee simdilerde ise ne sokak kültürü ne canlı bir arkadaşlık sohbeti olmadığından sanırım bu da yok. Ama 1 i ogrenmek için ana gibi ana, dominat bir kadın, sert hatlar, muttesem kaşlar gerekti falan sağolsun benim annemde hepsi varmış ki bana bu güzel dili öğretmiş. Hala bazen aklımıza gelir, güler egleniriz. He tabi bu dili kapmış bir insan olarak kullanmayı ve farketmeden öğretmeyi başardığımda doğrudur.

Amaaaan amma da uzattım.. Aslında ben size bunu 2 kaş gözle anlatırdım ama önce havaya girmem sonra da göz kontağı kurmam lazım üstüne o an konuşamıyor olmanın verdiği baskı ile bu iş tamamdır da yazılı olunca olamadı.

Misafirliğe gittigimizde ben ki zaten hiç anlatmaya lüzum yok uslu bir çocuktum. Annem beni saksı diye yanında gezdirirdi nerdeyse o derece. O otururdu otururdum kalk demeden kalkmaz,yesene kızım demeden yemezdim ama 5 parmağın 5 i bir mi kardeşim oyle değildi. Haliyle annem onun bazı hareketlerine sinirlenir ama uyaramadığı durumlarda kaş göz diliyle anlatmaya başlardı.

Önce uzun bir bakışla etkisi altına almayı başarırdı.(ki bu ezgi bana bak demekti)
Sonra elindeki tabağı gozleriyle kaldırır gibi yapar,kapı yönünü gösterir ve tekrar kaşlarını hafifçe indirirdi ve benim yanımda bitirirse hareketi( o elindekini bitir, doğru mutfaga götür,ellerini yıka ve doğru ablanın yanına oturmaya derdi)

Annem tüm bunları yaptığında anlayan, iletişime geçen ama anlamamış gibi yapan küçük cadı ise herkesin içinde anneee ne kaş göz yapıyorsun anlamıyorum derse ki %80 böyle olurdu.. Bunu direk olarak söyler o bilmem kaç desibel sesi duyardık.

Bizim yatış saatimiz orta okula kadar 21.00 sonrasında ise 22:00 olmuştu. Ben çalışırken yani eşek kadar olmuşken bile eğer şirkette toplantim, yemegim ya da herhangi bir programım yoksa annem rituelini devam ettirdi kızım saat 10 git yatta dinlensin vücudun demeyi hiç bırakmadı. Ulan gelmişim 22 23 yaşına, akşam gezmeye çıkıp 2 de 3 te geldiğim oluyor. Ama ertesi gün anan için hala 3. Sınıfa giden çocuksun.. Neyse konuyu saptirdik gene validem disiplinli kadındır. Evde misafir var. Arkadaşlarımız, kuzenlerimiz belki. Annem için önemli olan ertesi gün okul var ve uyku saati şaşamaz. Bir bakış ile önce göz kontagini kurar. nerden bulursa saati bulup beraberinde işaret ederek goste3rir. Saat kaç oldu, Hadi kardeşini de al doğru yatağa.. Hatta bazen oyle bir bakış ile devamı gelir ki illa ben mi hatirlaticam bunları diye kaşı ile söylenebilir.

Bende kapmisim bu dil mevzusunu istemdışı tabi ki ama bazen kaşımla bazen bende çok şükür büyükçe olan gözlerimle dile level atlatarak geliştirmeye başlamışım haberim yok. Her evde var bir ezgi tabi. Eskiden eşim işine gelmeyen birşey olunca uluorta canım niye kaş göz yapıyorsun, tatlım gözlerini gene niye kocaman açtın falan şeklinde uyarılarda bulunuyordu sağolsun. Üstüne bir de sırıtıyor gell de kız ama zaman geçince farketmeden birbirimizle konuşmadan anlaşmaya, o anki dikkatin sebebini göstermeye falan başladık. Yani o biçim iletisimdeyiz. Yahuu sana konuşmadan dedikodu yapmaktan bahsediyorum. Eğlenceye koş..

Şimdi bu lisanı bilmek önemli ama burda bir detayda kaşın olması da çok önemli. Düşün şimdi öğrendin ama azıcık sapsarı gözükmeyen kaşın var anlat anlatabiliyorsan derdini.. Demem o ki kaşlar için hint yagı diyoooğla, sarımsak diyoooğla aman haa siz siz olun kaşınıza sahip çıkın, mutlaka bakım yapın!

Yorumlar

Popüler Yayınlar