Takım olmak, takmış olmak, neticede insan olmak..

                İnsanların üslupları ile ilgili bir problem var. Tahammül edemediğim, kendilerini büyük sandıkları, hiç dün olmamış yarın gelmeyecekmiş gibi..

                Aslında önem verdiğim çok şey var. Ama alçak gönüllülük, saygı gibi unsurlar ilk izlenimim açısından çok önemli. Yani insanlar hakkında ilk fikirlerim açısından. Benim ne düşündüğümün önemi sadece benim için var. Tabi seni alakadar etmez ama.. Bodozlama dalmaya, çevrendeki insanları rahatsız etmeye gerek yok.


                Hiç muhattap olmadığın, henüz iletişimin olmadığı bir insanı düşün. Ortamdaki insanların varlığını unutup sadece kendi varmış gibi bağırarak konuşuyor. O benim özgüvenim canım sanane diyor olabilirsin belki ama aynı şeyi bir restoranta gittiğinde senin başına geldiğini ve karşındaki insanla birbirinizi duyamadığını düşündüğünde ne kadar sinir bozucu olduğunu düşünebiliyor musun? O ne o? Bir dakika yaa özgüvendi o!  Bağırarak baskın olmak, benim sesim öyle kalın durumunu yemezler canım. Ama şu duyuruyu yapar mısın dediğinde o bağırarak konuşanın sesi içine kaçıyor galiba mık mık mık...

                Çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış demiş ya atalarımız ne güzel demişler değil mi? Boşa dememişler mutlaka birşey görmüş, geçirmiş demişlerdir. Nitekim bugün de aynılarını yaşıyoruz. Dün iş göstermek için karşına alıp konuştuğun insanlar, bugün dün bana iş gösteren kişi demeye tenezzül etmez olmuş. Neyin kafası acaba bu? Herşeyden önce insana saygı sebeptir buna. Ama bizde öyle bir kendini bilmezlik, teoride bilirkişilik, ego var ki kimse bize yeni birşey öğretemez. Öğretirse öğrenileni alır ve sanki kendimiz öğrenmiş gibi rol kesmeye devam ederiz.

                Ekip olmak nediri bilmek için müneccim olmaya, 40 kitap okumaya gerek yok. Ekip demek bir işi huzurlu ve sırtını dayadığın insanlarla tamamlamak demek. Yapamadığında sebebi ne olursa olsun tüm getirilerini beraber bölüşmek demektir. Olabilmek içinse emir kiplerinden uzak, ast-üst ilişkisini, gerektiğinde kişileri koruyabilmek, belki kendini öne atıp benim yüzümden diyerek suçlayabilmektektir. Zaten böyle olursa acil durum alarmı verildiğinde herkes ekibi ve projesi için çalışıyor olacaktır. Tabi insanlara “yap, ara, bul, senin sorunun” tarzıyla yaklaşırsan geçmiş olsun güzelim, bu gemi yürümez. Şu çalışma hayatına girdiğimden beri çok kullandığım sözlerden biridir “ego”.  Seni de almışsa girdabına yapacak birşey yok, karakterinde varmış gerilmek neye yarar bizce hor görmek.


                Demem o ki, büyüklenme, yaşın ya da tecrüben kaç olursa olsun öğren, tekmiş gibi davranma tek kalma hatta. Rica etmeyi öğren dostum, lütfen ya da mısın kelimeleri ağzından çıkarsa sadece biraz kibar olursun ki bu kötü birşey değil. İnsanları dinlemeyi dene, bırak herşeyi biliyor olsan da başkalarının da kendi fikirlerini savunma hakkı olsun. Hep ben deme. İnsan sevgisi olsun azcık içimizde makam mevki değil. Bırak seni sen değil ben öveyim. Bırak seni biraz da ben seveyim! 

Yorumlar

Popüler Yayınlar