Hayat mı Sen mi? Yoksa Kader mi??
Hayata
güzel bakmak için ya şartlar güzel olmalı ya da olmaya şartlara rağmen pozitif
olmalısın..Evrene gönderdiğin mesajı alırsın derler değil mi? Çok uzun zamandır
yapıyorum zaten yani yapmaya çalışıyorum..Sabah gülümseyerek kalkıp güzel
düşünceler ve yüzümde tebessümle yola çıkıyorum.Ama o an evren bana ne
göstermek istiyorsa bence onu görüyorum..
Bazen
kabus olabiliyor en ufak birşey, tüm pozitifliğin o an bitebiliyor ve nefret
edebiliyorsun. Bu yazı ne nefret, ne de negatif olduğum bir anda çıkıyor
kalemimden. Sadece çok sinirli olduğum an bu an..
Birçok
şey seçimimizde olduğu gibi olmayabiliyor da, elinde olmadan birşeyler yaşıyor
olabilirsin. Buna rağmen yaşadıklarımı bazen birbirine bağlayarak böyle bir
ders almam gerekiyormuş diyebiliyorum,hala pozitif olduğumu savunuyorum yani.
Birçok
seçim benim elimde aslında, seçimlerimi yaparak mutluluğa doğru gidebilirim.Tam
da bu anda niye ben mağlup olayım ki diye sinirlenip vazgeçiyorum fikrimden.Aslında
mutsuzluğum ya da mutluluğum benim inadımla da orantılı, kişisel...
Buara
umarım tek derdim de bu olur, sıkıntım iş. Aslında iş de değil yaptığım işi
severek yapıyorum, sorun çalışma arkadaşları.Zekasal sorunları da geçiyorum
bazen anlayamayabilirsin, yetmeyebilirsin, o an başka birşeyi düşünebilirsin.
Hepsi gene bir nebze kabulüm.Ama tahammül edemediğim birşey var ki ukalalık,
dinlememek,gereksiz yere uzatmak. Hele bir de saygı göstermem gereken
şeyler bütününe bakınca insan olman, yaşça büyük olman dışında birşey yoksa..Bu
kadar saygı ve herşeyine tamam diyor olmama kızıyorum.Çünkü bende insan olarak
saygı bekliyorum ki, saygı göstermek için yaşının büyük olması gerekmez insanın.
Kıyaslamaya girmeye değecek bir durum yok , her haliyle ortada. Kendini
geliştirme konusunda ise karşındaki ölümünü bekleyen bir hasta gibi her geçen gün
gerileme dönemini yaşıyorsa .. Ne yapmamı bekliyorsun anlamıyorum
gerçekten ve patronun yapmadığı patronluğu yapmaya çalışıyorsa bir insan kendi net
ağırlığı üzerine *2 egosu ağır gelmez mi? Bence yeterince fazla - sen bile
taşıyamıyorsun ki üstünden yapış yapış vıcık vıcık ego akıyor. İşte ben buna
tahammmül edemiyorum.
Niye insanlar kendileri olamazlar , ya da olmak istedikleri olabilmek adına savaşmazlar da sadece çirkefe yatarlar? Anlamadım hiç , anlayamıyorum. Konuşma üslubu çok önemlidir gözümde.Çok merak ettiğim yere bile telefonda karşılaştığım üslup sebebiyle gitmemişliğim vardır. Hem huysuz hem inatçı bir kişilik , tiksinç ama bu da benim huyum işte. Bir de o hoşlanmadığım üslub ile sabah işe giderkense , gereksizceyse ben çığrımdan çıkabiliyorum işte.
Derin düşüncelerim ve kendimle varolan iç hesabım var şuan. Sadece olması gerekiyormuş ki olmuş diyorum bazen kaderci ruhumla. Mesela bu stresleri yaşadığım insan ben görüşmedeyken görüşmeye girseydi ya da ne bileyim ofiste olsaydı o gerginlikten hissederdim sanırım , bu ego beni iterdi ve ben girmezdim. Ama bu şahıs o gün ofiste bile değilmiş..Benim göreceğim gün varmış dedim ve beklemedeyim!
Niye insanlar kendileri olamazlar , ya da olmak istedikleri olabilmek adına savaşmazlar da sadece çirkefe yatarlar? Anlamadım hiç , anlayamıyorum. Konuşma üslubu çok önemlidir gözümde.Çok merak ettiğim yere bile telefonda karşılaştığım üslup sebebiyle gitmemişliğim vardır. Hem huysuz hem inatçı bir kişilik , tiksinç ama bu da benim huyum işte. Bir de o hoşlanmadığım üslub ile sabah işe giderkense , gereksizceyse ben çığrımdan çıkabiliyorum işte.
Derin düşüncelerim ve kendimle varolan iç hesabım var şuan. Sadece olması gerekiyormuş ki olmuş diyorum bazen kaderci ruhumla. Mesela bu stresleri yaşadığım insan ben görüşmedeyken görüşmeye girseydi ya da ne bileyim ofiste olsaydı o gerginlikten hissederdim sanırım , bu ego beni iterdi ve ben girmezdim. Ama bu şahıs o gün ofiste bile değilmiş..Benim göreceğim gün varmış dedim ve beklemedeyim!


Yorumlar
Yorum Gönder